Okul
Yazar
Okunma
2,300

Sınıfın en yakın dış çevresi, üst sistemi olan okulun, her özelliği ve durumu, sınıf içini etkiler (Pauly,  1991: 94). Okulun sosyo ekonomik durumu,  öğrenci  sayısı, öğretmenin  sınıfta  kalış  süresi  ile  öğrenci  başarısı  arasında  ilişki  bulunmuştur

(Mayor,  1991:  1597).  Çevrenin  estetiği  de  öğrencilerin  tutum  ve  davranışlarını etkilemektedir (Becher, 1993: 3741).

Okulun  fiziksel  yapısı,  görünüş,  kullanış,  sağlık  şartlarına  uygun  oluş açılarından uygun ve  çekici  olmalıdır.  Temiz, bakımlı  iyi donanımlı okullar, yalnız morali  değil,  davranışı  da  etkiler  (Johnson,  1990:  67).  Okulun  fiziksel  yapı özellikleri  ve  bunlann  düzenlenişi  hakkında  öğretmen,  yönetici  ve  mimarlar  farklı görüşler  bildirmişlerdir  (Chapman,  1992:  2337).  Bu  görüşler,  öğrenci gereksinimleri  ve  eğitsel  amaçlarla  karşılaştırılarak  değerlendirilebilir.  Lavabo, tuvalet,  sıra  gibi  kullanım alan ve  araçlan  öğrencilerin  gelişim özelliklerine  uygun olmalıdır. Tuvalet başına düşen öğrenci sayısı ile, dersler arasındaki boş zaman tutarlı olmalıdır. Fiziksel yapı ve düzenlenişin çekiciliği, öğrenciyi  zamanını  okul içinde  kullanmaya  yöneltmeli,  öğrenci  sokağa  yönelme  gereksinimi  duymamalı, bunun için okulun yönetim planı, dersdışı zamanlan da kapsamalıdır.

Okulun şartlan değiştikçe öğretmenlerin kendini işe verme davranışı da değişmekte, bu değişim kıdemi az olan öğretmenlerde daha çok olmaktadır

(Rosenholtz and Simpson, 1990: 252). Okulun kalitesi ile öğrenci başarısı arasında da ilişki bulunmuştur (Anderson, 1991: 746).

Okuldaki  öğrenci  sayısının  çoğalması,  sonınlann  da  artması  anlamına gelebilir.  Öğrenci  sayısı  dörtyüzün  altında  olan  okullarda  basan,  daha  çok  olan okullardan  yüksek,  okul  büyüklüğü  ile  öğrenci  başansı ilişkisi ters ve çizgisel bulunmuştur (Plecki, 1992: 1351).

Öğrenci  sayısının  artması  ile  disiplin  sorunlarında  da  artış görülebilmektedir (Bairnes, 1992: 3133). Böyle okullarda yöneticinin eğitim liderliği davranışı da güçleşmektedir (Schoch, 1993: 4161).

Kalabalık  okullarda  öğretim  daha  çok  öğretmen  merkezli,  geleneksel, öğrencileri  kritik  düşünmeye  götürücü  yazma  ve  diğer  etkinlik  düzeyleri  düşük bulunmuştur  (Cain, 1992: 1331).  Küçük  okullarda  öğrenci  ve  öğretmenin  birbirini tanıması, dikkat çekmesi kolay, öğrenci katılımı ve öğretmenin öğrencilere yardımı fazla, etkileşim güçlü olabilir. Kalabalık okullarda, okulun özel bir çevre olmak özelliğini korumak güçleşebilir.

Okulun kalabalıklığı ile, okulu terketme, dersten kaçma, sınıf tekrarı  arasında ilişki bulan araştırmalar yanında, bulamayanlar da vardır (Bos.and others, 1990: 177, 183). Okulun kalabalık olmasının yararlarından  da  söz  edilebilir.  Okul  genişledikçe, program  derinliği  ve  çeşitliliği artırılabilir. Çünkü daha farklı yetenektekiler okulda bulunabilir, istek çoğaldıkça sunu artabilir. Kalabalık okullarda, kullanım zamanı az olan kaynakların kullanımı ekonomikleşir. Örneğin üçyüz kişilik bir okulda bin kişiye hizmet verebilecek kapasitede bir spor salonu varsa, bu kullanım ekonomik sayılmaz.

Yine  kalabalık  okullarda,  öğretmenlerin görevlendirilmelerinde esneklik, yetiştirilmelerinde kolaylık bulunabilir (Monk and Haller, 1993: 6,7).

Okulun sahip olduğu eğitsel imkânların eğitsel amaçlarla ilişkisi açıktır. Bu imkânlarla gereksinimlerin dengesini kurmak için  çevre  imkânları  da  gözetilmelidir.

Bu  konuda  başka  bir  nokta,  var  olan  -sağlanan  imkânların  kullanımıdır.

İmkânların  var  olması  yetmez,  kullanıma sunulmuş, kullanımları özendirilmiş, kolaylaştırılmış olmalıdır. Kırılır, eskir, yıpranır kaygılarıyla imkânların kullanımı engellenmemelidir. Elbette özenli ve uygun kullanım öğretilip sağlanmalı, ama  her olanağın insan kullanımı için olduğu unutulmamalıdır.

Okulun yönetim yapısı ve yöneticilerin özellikleri, eğitimin önemli bir değişkenidir.

Etkili öğretim, yönetsel desteğe bağlıdır (Blase,  1990:  727). Bu destek  ve  örgütün kalitesi, öğretmen davranışını etkilemektedir (Rosenholtz and Simpson,  1990: 241).

Etkili okul araştırmacılan, bu tür okullarda,  öğretim  liderliği  de  yapan  güçlü yöneticiler bulmuşlardır (Pauly, 1991: 101). Bunlar yalnızca yönetim değil, öğretimle de yakından ilgilenmektedir. Yöneticilerce uygulanan okul politikaları, sınıf olaylarının ve bu yolla öğrenci başarısının da nedenleri arasındadır.

Yönetimin demokratik olması, öğretmen ve öğrencilerin  okulla  ilgili  kararlara katılımının  sağlanması,  hem  öğretmen  moralini,  hem  de  öğrenci başansını etkilemektedir (Fields, 1991: 1589; Podorf, 1993: 3072). Katılmalı demokrasi, herhangi bir  grubun  değil,  tüm  grupların  gereksinimlerini hedef almalıdır (Brosio,  1990: 75).

Yöneticinin sınıf  denetimleri de sınıf sorunlarını tanıma ve çözmesine katkı getirir (Palaniuk, 1988: 79).

Öğrenciler  okuldaki  yaşanılan  konusunda  söz  hakkına  sahip  olmalıdır.

Edilgen bir uyum yerine, okul yaşamıyla ilgili görevlerin sıra ile üstlenilmesi yeğlenmelidir. Yöneticiler, okul sorunlarının çözümünde, birey veya grup olarak öğrencilerden yararlanmalıdır. Bu tür projeler, yönetici veya öğretmenin yönetiminden çok desteği ile öğrencilerce yürütülmelidir (Wood, 1992: 118). Bu tür uygulamalar öğrencileri yaparak yaşayarak eğitir, yönetimin işini kolaylaştırır, kendi sorunlarına sahip çıkan bireylerin yetiştirilmesine yardımcı olur.

Okul yönetimi, demokrasinin esneklik boyutuna da yönelmelidir. Aynı okulda bile her  sınıf farklıdır. Bir sınıf eğitsel amaçlara ulaştığında,  onun,  okulun  genel politikalarının farklı boyutlarında etkinlikleri için izin verilmelidir. Okul içi ve dışı bu tür etkinlikler için okul yönetimi engel değil destek olmalı, düzeni sağlama uğruna öğrencileri eylemsizliğe mahkum etmemelidir (Pauly, 1991:158).

Okul  bir  toplum  olmalı,  öğrenciler  ortak  amaçlar  için  birlikte  çalışma bilinci, deneyimi ile okuldan ayrılmalıdır. Okul, fiziksel özellikleri ve insan ilişkileri açılarından açık ve rahat olmalı, öğrenciler  ders  saatleri  dışında  okuldan  yararlanabilmen, öğrenci için en çekici yer olmalıdır. Öğretmen ve öğrenciler okulda kişisel ilişkilerini geliştirecek yer ve zaman bulabilmeli, öğrencilere çocuk olarak değil, insan olarak da davranılacak ortamlar yaratılmalıdır (Wood, 1992: 118).

Okul, sınıf ikliminin önemli bir değişkenidir (Lee, 1993: 4187). Okul ortamına iyi  uyarlanamamak,  eğitimin  önemini  kavrayamamak, öğrenciyi  okulu  terketmeye kadar götürebilmektedir (Taylor, 1993: 4216).

Okul,  sorunlu  öğrenciler  için  farklı  düzenlemeler  yapabilmeli,  tenefüslerde bu  tür  öğrencilerin  diğerlerinin  huzurunu  bozması  önlenmeli, gerektiğinde bunlar yakından gözetlenmelidir. Bu konuda velilerden de yararlanılabilir (Craig, 1989: 175, 177). Öğrencilerin ener-jilerini  kullanacağı bireysel ve grupla etkinlikler, bu enerjinin istenme-yen  davranışlara  kaymasını  da  engelleyecek,  okul  ve  sınıf  yönetimini olumlu etkileyecektir.

Öğretmenler, okul değişkeninin önemli bir ögesidir, ideal bir  okulda  öğretmen, öğrenme çevresinin yöneticisidir. Yeni teknolojik araçlar, uzmanlar, aileler, öğretmenin öğrencilerle ilgilenmesine, okul boyutun-da  görev  üstlenmesine  daha çok zaman bırakacaktır. Gelecekte öğrenme  etkinlikleri  sınıf dışına taşacak, okulda daha çok zaman geçiren, kendini işine adamış öğretmenlere daha çok gereksinim duyulacaktır (Cetron and Gayle, 1991: 152). Öğretmenler okulla ilgili eğitsel ögelerin hepsini bilmeli, bunlardan yararlanmaya, gerektiğinde amaçlar yönünde değiştirmeye çalışmalıdır.

Okul yönetimi bir sınıfı şubelere ayrılırken, velilerin okul gözlemine  ve çocuklarının özelliklerine göre sınıf ve öğretmen yeğlemelerini (tercih) almalıdır. Bazı öğrenciler öğrenme için çalışmaya  itilme  gereksinimi  duyarken,  bazıları  düzene sokulma  gereksinimi  gösterirler.  Yapılanmış,  düzenli bir eğitime gereksinim duyanlar olabileceği gibi, daha özgür, açık bir öğretime uygun öğrenciler de vardır, ikizlerin, yaramaz kardeşlerin farklı sınıflara konması gerekebilir. Güven ve kararlılık isteyen, örneğin anne babası ayn veya ölü olanların, aynı öğretmenin sınıfına izleyen yıllarda da konması gerekebilir. Başarısının  düşmesi  durumunda  bazı  öğrencilerin,  yıl içinde,  başka  öğretmen  ve  arkadaşlarının  yanına  verilmesi  düşünülebilir  (Pauly, 1991: 182, 189).

Sınıf yönetiminin  uygunluğu okul yönetiminin kalitesine bağlıdır. Çünkü, imkânların üretimi, dağıtımı, kullanımı, düzeni, okul yönetiminin kalitesine  göre değişir, hu kalite oranında sınıf yönetimine yansır. 

Uygulamayı Yükle

Daha hızlı erişim için ana ekrana ekleyin.

📑
Ödev Asistanı Fasikül Hazırla
Telegram Kanalımız Güncel Etkinlikler